Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Increase font size Decrease font size Default font size default color green color orange color
Anasayfa
MUTLULUK VE ÖFKE

EİDETİC (FOTOĞRAFSI) BELLEK

Sessiz ve ferah bir deney odası. Önünüzde boş ve beyaz bir zemin var. Biraz sonra asistan, önünüzdeki bu bembeyaz zeminin üzerine renkli, ilgi çekici bir resim koyarak sürenizi başlatıyor. Yalnızca yarım dakikanız var. Resmi belleğinize kazıyabilmek ya da imgesini canlı tutabilmek adına yarım dakika. Daha sonraysa resim görüş alanınızdan çekiliyor ve en ince ayrıntısına kadar resmi hatırlamanız isteniyor: "Öndeki yaprağın kaç damarı vardı?"

Karmaşık bir doku ya da resmin detaylı görsel imgesini canlı tutabilme yetisi olarak tanımlanan " eidetik imgeler ", konu hakkında yapılan ilk deneylerden bir asır sonra halen psikologların aklını kurcalamaya devam ediyor. Dilimize çoğu kez " fotoğrafsı bellek" olarak çevrilse de eidetik imgeler asıl uyaranın tıpatıp kopyası olmayabiliyor. Bu nedenle de "yeniden biçimlendirilen imgeler" oldukları düşünülüyor. Ancak eidetik imgeler kişiye nesneleri görselleştirme ya da onları zihinde canlandırabilme imkanı veren görsel imgelerden farklı. Çünkü herhangi bir zamanda örneğin bir elmayı gözlerinizin önüne getirebiliyorken (görsel imge), eidetik belleğe sahip olabilmeniz için size gösterilmiş bir şeyi her detayına dek aktarabiliyor olmanız gerekiyor. Örneğin matematik denklemleriyle dolu bir sayfaya yalnızca saniyeler içinde bakarak tümünü hatırlayabilmeniz! Fotoğrafsı belleğe sahip kişilerle yapılmış pek çok çalışma var. İlginç olansa, "eidetik" olarak tanımlanan grubun genellikle çocuklardan oluşması. Araştırmacılar, bunu evrimle bağlantılandırıyor. Bir çocuk görsel uyaranlara sonuna dek açık olmalı ki, bellekte ne tutup ne tutmaması gerektiği bilgisini öğrenebilsin. Büyüdükçeyse, imgelerden ziyade "kelimeler" ile düşünme oranı artıyor.

Devamını oku...
 
Evlilikte 13 altin kural

Evliliği bir sanata benzeten ve bu nedenle de son derece özen gösterilmesi gerektiğini
vurgulayan Evlilik ve Aile Terapisti Selin Özkök Karacehennem, showtvnet’e mutlu ve uyumlu
evliliğin sırlarını anlattı. ‘Evlilik Sanatı -1’ adlı bir kitap da yazan Karacehennem, mutlu
evliliğin 13 altın kuralı verdi:

1- Daima neşeli, bakımlı, pozitif görünün. Güzel kokun, temiz olun ve en baştan çıkarıcı
kıyafetleri kocanız için giyin.

2- Münakaşalarınızda yapıcı, arabulucu, şahsiyetli olun, fakat ısrarcı davranmayın. Sakın
aşağılamayın, erkeklik veya kazanç ile ilgili olumsuz bir şey söylemeyin.

3- Seksi asla bir ceza olarak uygulamayın. Yatak ayırmak yapılacak en büyük hatadır.

4- Birbirinizle daima flört edin. Elinize geçen her anı dokunarak, öperek, el ele tutuşarak
veya uzaktan dahi olsa bakışarak değerlendirin.

5- Münakaşalarda 1-2 dakika sonra başka odaya geçin ve daha ileri gitmesini önleyin. Kızgınlık veya küfürlerinizi kendinize saklayın. Karşı taraf bunları duymasın. İleride yalnız bu laflar hatırlanır.

6- Tenkitlerinizde önce iyi tarafları ön plana çıkarın. Sonra değişmesini istediğiniz konuları
zarifçe belirtin.

7- Açken, yorgunken, kızgınken ya da arabada, yemek sofrasında ve başkalarının yanında asla münakaşa yaratabilecek konulara girmeyin.

8- Alttan alırken kendinizi ezilen, taviz veren, kendisine haksızlık yapılan taraf diye görmeyin. Siz aslında böyle davranarak ‘huzurunuzu satın alıyorsunuz’. Birkaç gün sonra her şey yolunda iken kırgınlığınızı yumuşak ifadelerle dile getirin ve bir daha olmamasını dileyin, isteyin.

9- Sık sık romantik bir atmosfer yaratın, çocuklar olmadan baş başa kalmanın yollarını arayın.

10- İletişim evlilikte esastır. Aranızda halledemeyeceğiniz hiçbir şey olmamalı. Ruhsal olarak
aranızdan bir parşömen kağıdını bile geçirtmeyecek kadar kenetlenmelisiniz.

11- Birbirini sevmeyen kişiler belki çocukları için birbirlerine dayanırlar. Ancak giden gençlikleri, huzurları ve sıhhatleridir. Panik ataklar, korkular, psikosomatik rahatsızlıklar
hep böyle mutsuz evliliklerin bize seneler içinde getirdikleridir.

12- İyi bir evlilik ortada ne kadar birleştiğimizdir. DNA ve yetiştirilme farklılıkları değişmez. Ancak hangi konularda ne kadar eğilebiliyor, birbirimize ne kadar değebiliyorsak, o kadar başarılı bir evliliğimiz var demektir.

13- Birlikte hareket ederek, çocuğunuza karşı tek ses olun ve tek terbiye verin.

BiTanesi

http://www.biymed.com/gizlibahce/forum_posts.asp?TID=417

Devamını oku...
 
Şöyle bir silkelendim

Şöyle bir silkelendim

Bakalım ne dökülüyor içimden

Önce olumsuzluklar...

Nefret, öfke, hırs vayy bee...

Ne kadar da sarmalanmışım farkında olmadan.

Severdim yeşili, sarmaşıklarda yeşil değilmi?

Ama kapatıyor işte güneşi...

Sevgi diyerek uzanan bir el

Kurtuldum bedenimi saran sarmaşıklardan.

Şöyle bir silkelendim.

Oh bee sarmalasın güneşin sıcaklığı...

İşte sevgi, ışık dolu bir dünya...

Öyle yoğunlaşıyorki sıcaklık...

Aman Tanrım bu da ne...

Sıcaklık artıyormu ne...

Hiç hesaba katmadan kavruluyor'muyum ne...

Gözlerim kamaşıyor gama ışınlarından

Zaten kısıtlı görme alanım...

Fazlasını isterken olanıdamı kaybediyorum?

Hadi yine bir silkelen.

Anla artık herşeyin fazlası zarar.

Biraz ışık... Biraz karanlık...

Baykuşum karanlık gecelerde

Martıyım denizleri izleyen

Azıcık negatif... Azıcık pozitif...

Farkındalığın nefesi ensemde

Ahh birinin peşinden gitmeye kalkarsan işte...

Gerçek uzaklaşır  böyle burnunun dibinden...

Hadi kucakla kendini artık

Bırak çekilmek istendiğin yolları...

o kadar çok ki...

Kendi çapında belki hepsi de doğru...

Gerçeği arıyorsan yokki bir yolu...

Sen sadece dengelerini koru......

                                                   Şule

 
Devamı...
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 4 Toplam: 12

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Syndicate

Şablon Seçici

ja_sargas
Top

Flaş Haber